kuzey büyüyor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kuzey büyüyor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Nisan 2013 Çarşamba

Park Günleri Başladı

Nisan ayı ve sonrasını seviyorum. Hava ne çok sıcak ne de çok soğuk olmayacak bana göre. Kuzeyden önce daha çok yürüyüş yapardık, şimdi büyüdü, bebek arabası istemiyor, yorulunca da kucağa gelmek istiyor, az değil 14 kilo oldu, uzun vadede taşımak zor. : )) Çoğu yere arabayla gidiyoruz, bu da ekstra alınan kilo demek tabii. Yakında yine bu blogda diyet günlüğü tutmaya başlarım.
Oğlumla gidilebilecek mekanlarımız belli, bizim işten çıkış saatimizde köyden geliyor, hemen parka gitmek için hazırlanıyoruz. Sevdiği parkta çay-kahve içilebilecek yerin olması benim için avantaj olsa gerek. O oynarken ben de el-işi yapıp kahvemi yudumlayabiliyorum.

Benim sevdiğim hava malesef Kuzey' e pek iyi gelmiyor. Bir sıcak bir soğuk derken yine hasta oldu. Ventolin almaya başladık. Yeni evimize çıkınca azalır inşallah bu hastalığı. Sürekli ventolin alması da iyi bir şey olmasa gerek.
Sağlıklı mutlu ve en önemlisi hep söylediğim gibi huzurlu yarınlarınız olsun inşallah..

5 Mart 2013 Salı

"Ben senin aşkın değilim"

Sabah uyandık, Kuzey'i aldım kucağıma seviyorum, aşkım, sevgilim, bitanem'lerle dolu cümleler kuruyorum. "Anne, ben senin aşkın değilim, oğlunum" diyor..

Dün akşam kızdırdı beni, oyuncaklarını duvarlara atıyor. Bronşit dolayısıyla kullandığı ilaçların yan etkisi ve içine girip de çıkamadığımız 2 yaş sendromunun da etkisi var tabii bu atma eyleminde.
"Ben senin arkadaşın değilim artık!" dedim. Yemek saatinden sonra bazı akşamlar arkadaşı oluyorum onun, oyun arkadaşı. İçten içe üzüldü sanırım akşamki cümleme, sabah aldı ifademi. : ))

21 Şubat 2013 Perşembe

30.Ay


Kendi icadı bilgisayarmış.
 Kuzeyim 30 Aylık oldu.
2,5 yaşında bir minik adam.

Kendi odasına, kendi yatağına alışan çocuk, nasıl olur da anne-baba ile uyumaya başlar? sorusunun yanıtını bulduk bu ay. İşteyken onu o kadar çok özlüyoruz ki, bari uyurken yanında olalım felsefesiyle yaklaşıp yanımızda uyumaya alıştırdık. Bilerek ve isteyerek..
Bazı akşamlar koltukta uyuya kalıyor, odasına yatırıyorum, çok değil 2 saat sonra ben annemin yatağında uyuyycaamm diye bir ağlamaklı ses. Büyük bir keyifle alıyorum yanıma. Sarılıyor boynuma hemen.. : ))
Bu satırları bir kaç ay sonra bu kadar rahatlıkla yazar mıyım bilmiyorum ama şu anda memnunuz bu durumdan.

Bisikletin lastiğinin havası bitmiş, hava basıyormuş. : ))
Tuvalet Eğitimi günlerine merhaba dedik. Cuma akşamı ani bir kararla bezini çıkarttım. Belli saat aralıklarla tuvalete götürdüm. Pek bir sevdi. Maşallah diyeyim. Misafirliğe gittik, yadırgamadı başka yer oluşunu, yine beze değil tuvalete yaptı, Allah'a şükür. Gece o uyuduktan sonra takıyorum bezini. Uykum son zamanlarda çok ağır, uyanıp kaldıramam diye cesaret edemiyorum.
Banyo sonrası ayakları, buruş buruş : ))
Bu ay güzel bir tesadüf de var, ay itibariyle 30 yaşındayım ve Kuzey 30 aylık..
Bilgisayara feci bağlandı. Pingu ve bütün kepçe videolarına bayılıyor. Tv de izlediği tek çizgi film de Keloğlan. Onun dışında bize de izletmiyor televizyonu.

5 Şubat 2013 Salı

Haftasonundan Kalan Güzellikler

Oğlumla yeterince zaman geçiremiyor olmaktan dolayı ne kadar üzgün olduğumu artık biliyorsunuz. Güzel bir gün geçirmeyi diledim günlerdir.
Allah'ım sesimi duydu sanırım, çok güzel iki gün geçirdik oğlumla ve çok sevdiğim iki arkadaşımla birlikte.
Cumartesi can dostuma gittik, Kuzey orda çok mutlu, huzurlu. Annesinin sevdiğini oğlum da seviyor. Akşam uyku saati gelene kadar kaldık orda. Kahvaltıya diye gitmiştik, siz düşünün. : ))
Gelecek pazar günü doğum günüm. Erken kutlama yaptık orda. Pastayı alıp gelirim demiştim, şaka yaptığımı zannedip arkadaşım ayrı pasta yaptırmış bana. Tadı, görüntüsü süperdi. Asıl süper olan düşünmesiydi tabii. Çok şık bir künye almış bana. Taktığı günden beri çıkartmıyorum.

Pazar günü ise aldık çocukları önce kahvaltıya gittik, ardından evimizin alt tarafındaki parka geçtik. Havayı güzel gören geldi, gelen tanıdık çıktı, çocukların uyku saati gelene kadar kaldık orda. Kuzey mutlu, ben mutlu. Eve geldik, birlikte yemek yaptık. Mutfakta benimle zaman geçirmeye bayılıyor. Salata için marulları yıkamıştım, içi rahat etmedi sanırım Kuzey de ikinci kez yıkadı. :))
Gün geçtikçe babasına olan düşkünlüğü azalıyor sanki. Benimle zaman geçirirken de mutlu olduğunu, keyif aldığını görebiliyorum.

5 Haziran 2012 Salı

Hep seni anlatasım var!

Oğlumun ilk vesikalık resmi. : ))
Anne olmak bu olsa gerek, kiminle konuşsam hep oğlumdan bahsetmek, onu anlatmak istiyorum.
Dün babasıyla 5 dakika diye çıktılar evden, 1 saat sonra döndüler, nasıl özlemişim, 20 dakikada bir aradım, ne yapıyor, acıktı mı, su verdin mi? Irmak kenarına gitmişler, ağaçtan olta yapmış babası, balık tutmuş, istavrit. İstavritttçii, nerdesin diye de bağırıp durdu eve gelince. Irmağa taş atmış, çocuklar girmiş yüzmüş, onları anlattı bana.  En güzeli, arabadan inip, ayağıma sarıldı, "canım annem" dedi bana. : )) Mutluluğumun tarifi yok.
Aslında ayrı bir başlık ister bu konu ama artık ne yemek istediğini biliyor. Cumartesi ve pazar evde olduğum için kahvaltıyı beraber hazırlıyoruz. Kahvaltı malzemelerimizi alıp dışarı gidecektik. "Anne köfte yap bana" dedi.  : )) Et-tavuk olsun benim paşaya, severek yiyor. Dondurma kutularına bir-kaç tane yapıp dondurucuya atıyorum, böyle zamanlarda kurtarıcım oluyor.

Milupa'nın meyve pürelerinden alıyorum, dışarı çıkarken çantasına koyuyorum, ara öğün olarak yediriyorum. Evdeyken meyve püresini hazırlıyorum ama her zaman dışarıda hazırlama imkanı olmuyor.
Dün akşam, almış eline, "anne bana bundan yedir" dedi. : ))

Birazdan yanına gideceğim, yeni bir park keşfedip, onunla oyunlar oynamak istiyorum. Kepçesiyle kum taşırız, küreğiyle tırmığıyla ona yardım ederim. : ))

24 Mayıs 2012 Perşembe

Kısa kısa cümlelerim var benim

Uyandı, yatağına oturmuş, "Elif, beni al" dedi. "Ben geldim annecim" dedim.
Kucağıma aldım. "Anne sarılcam" dedi.

Bahçedeki otları dayımızın ot kesme makinasıyla kestik, nasıl mutlu oldu, "Dayı, kesti otlarıyla, makinayla" diye de özet geçti akşam boyunca.

Çamaşırları asıyorum, çamaşır askısının altına girmiş, "Babam beni burda bulamaz ki" dedi.

Bulaşık makinasının üstüne çıktı akşam, gece sütünü hazırlıyorum, uyku öncesi. Babası bahçede.
"Anne, camı aç, babama çağırcaammm."

Ninni söylüyorum, klasik, doğduğundan beri aynı ninniler.
-"Bahçeye kurdum salıncak, içine de koydum oyuncaakkk....."
-"Anne men de binceeemmm, ühüühhüüüüüü"

Ve son bomba, "Anne bu ne" dönemine girmiş bulunuyoruz. Gözüne kestirdiği herşeyi soruyor. Anne bu ne! : )) Çok tatlı. Allah dileyen herkese nasip etsin inşallah.

15 Mayıs 2012 Salı

Tarihe Not: İstemiommm

Dün akşamdan itibaren yeni kelimemiz
İSTEMİOMMM.

-Hadi oğlum yemeğimizi yiyelim, öyle çıkalım bahçeye.
-İstemiomm!

-Oğlum, hadi uyuyalım artık, geç oldu.
-İstemiommm!

14 Mayıs 2012 Pazartesi

Kuzey'den Al Haberi!

Hafta sonu Kuzey, dedesiyle telefonla konuşuyor.
-Babam, söktü arabayı!
Arabamızın içi su almış, nedir ne değildir diye, koltukları söktü babası. Dedesine anlatıyor hemen.

Dün gece uyku öncesi annanesi aradı,
-Babam, gitti kahveye. 

Eve misafir geldiğinde ya da biz gittiğimizde hemen günün özetini geçiyor, dili döndüğünce.
Şu an çok tatlı, bakalım ileride aynı şeyi düşünecek miyiz?

Artık paşa oğlum ne istediğini biliyor. İki akşam üst üste Burçak teyzesine gittik, Buse'nin okul ödevi için. Dün tutturmuş "Anne, yine gidelim Burçak Teyze."
Burçak Teyzesi, ilerleyen günlerde mecburen : ) sizdeyiz. Oğlum istiyor.
Annem, kayınvalidem, güzel arkadaşlarım ve tüm anneler, Anneler günümüz kutlu olsun. Oğlum bahçeden çiçek kopartıp verdi bana. Her ne kadar tam anlamıyla bilmese de o an ki heyecanı çok çok tatlıydı. Gözlerimin dolmasına engel olamadım.
Seni seviyorum canım oğlum. İyi ki varsın.

10 Mayıs 2012 Perşembe

20.Ay

Oğlum 20 aylık, hatta bir kaç gün sonra 21. ayında olacak. Ben yeni yazabiliyorum.
Bu ay yollardaydık. Oğlumun halası Bursa'da yaşıyor, Kuzeyi çok küçükken gördü, çalışırken de izin alıp gelmek nasip olmadı. Biz de 23 Nisanın tatil olmasını değerledirip bir kaç gün de yıllık izinden alarak çıktık yola. Giderken arabada uyumayan oğlum koltugunda uykuya daldı. Dönüşte ise bizi de kendini de mahvetti. : )) Israrla arabada uyumayı reddediyor.

Bursada hayvanat bahçesinine, botanik parka gittik. Halası işteydi, babanne ve dedesi eşlik etti bize. Halası da biz gibi hastanede çalışıyor, Kuzey'in öksürükleri çok olunca randevu aldık, halanın çalıştığı hastaneye. Ordaki doktor amcası da güzel ilgilendi, allerjik astımüzerine yoğunlaştı, kan tahlili istedi. Kuzey topuk kanı dışında hiç kan vermedi. Allah'a şükür çok ağlamadı, kanı görünce korktu biraz. Şimdi aklına geldikçe anlatıyor, ablasının kolundan nasıl kan aldığını. Tatal ige bakıldı ve normalden oldukça yüksek çıktı. Burdaki doktoru da yaşı dolayısıyla gıda allersi mi yoksa solunum yolu mu ayırt edilemeyeceğini, 3 yaşında testin tekrarlanması gerektiğini söyledi.
Bursadan dönüşte aradan 10 gün geçmeden Kuzey tekrar bronşit oldu. Halen ilaç kullanıyor.
Hastane kısmı hariç çook güzel günler geçirip döndük evimize.

Halasına, babanne ve dedesine bu güzel günlerde bizimle olduğu için teşekkür ediyoruz.

İlave yapmam gereken bir teşekkür de eşime. Dönüş yolunda Düzce'ye uğradık. 5 yıldır görmediğim üniversite arkadaşıma, sevgili Özlem'e götürdü beni. 2,5 saat kaldık orda. 2 çocuğu var, son gördüğümde ikimizde çocuksuzduk, o hamileydi gerçi. 5 kişilik bir buluşma oldu. : ))

Kuzey bu ay 86 cm, 10.700 gr. Artık resmen konuşuyor. Cümleler kuruyor. Ama nedense oğlumu sadece ben anlayabiliyomuşum gibi diğer insanlara anlatıyorum şöyle diyor diye. Meğer anlıyorlarmış. : )) "Sadece benim oğlum" gibi düşünceyle kıskanıyor muyum, başka bir şey mi bilmiyorum. Annecimm, aslanım aslanım, bebenimmm, nasıl da ballı ballı seviyor beni. Güzel oğlum benim. Bu gün anne duygusal paşa oğlum benim. Yaklaşan anneler günü etken olabilir belki.

Bundan sonrası EvyBaby sitesinden alıntıdır.
20 Aylık Bebekler :

Elbiselerini çıkarabilir.
Topa tekme atabilir.
2 resmi tanıyarak işaret edebilir.
Yardımla dişlerini fırçalayabilir.
Kalemle karalama yapabilir.
Dans ederken kollarını da kullanır.
Kum ya da su ile oynamaktan zevk alır.
Mutfaktaki araç gereçler ilgi odağı olabilir.
Gördüklerinin aynısını yapmaya çalışır.
Gazeteler ve dergiler ilgisini çeker.
Elektronik eşyaları kurcalamayı sever.
Daha rahat kaşık çatal kullanabilir.
Kapıları açıp kapatabilir.
Ev işlerini taklit eder.

27 Nisan 2012 Cuma

Rüya

Sabaha karşı 5 civarıydı. Uyandı, nasıl da ağlıyor. Parkları anlattım, sevdiği oyunları anlattım, bahçedeki ördekleri anlattım, yok susmuyor, bizim yatağa, yanımıza aldım.
-Oğlum, ben rüya gördüm biliyor musun? Rüyamda seni gördüm. dedim.
ve mucize. Tekrar uyudu.

Evden çıkmak üzereyken yine ağladı. Babasına anlatmıştım, yukarıdaki diyalogu. Baktım aynı taktiği uyguluyor. : )) Kopyacı.
-Annen seni rüyasında görmüş oğlum, biliyor musun? ...
Sonuç, yine uyudu.

Canım oğlum, son günlerde 2 yaş sendromun tavan yapmış olsa da seni seviyoruz.

2 Nisan 2012 Pazartesi

En Büyük Türk? : )

Burçak: En Büyük Türk?
Kuzey: Atatürrrrkkkk!!
Cumartesi günü Burçak teyzesinin evini işgal ettiğimiz günlerden biriydi. Eve girince çıkmak bilmiyoruz, sabrın için, ilgin için, bizi çok sevdiğiniz için çok teşekkür ederiz teyzesi sana. 12 gibi gittik, akşam 20:30 da çıktık evden. : )) Busenin arkadaşları da gelince güzel bir gün geçirdik, Öykü geldi, Yağmur geldi. Arada aynı oyuncak için kavga etseler de güzel bir geçirdi Kuzey Paşa.
Papağanla ortak noktaları var bir kaç aydır, ne desek tekrar ediyor. Hele bir de keyfi yerindeyse coşuyor. : )) Üstteki diyalog cumartesi gününden bu yana keyifle tekrar ediliyor. Annanesi, babannesi, halası, eve gelen herkes duydu. Elini havaya kaldırıp öyle güzel söylüyor ki. Oğlum 23 Nisan kutlamalarına hazır, Allah nasip ederse halasının yanında kutlayacak 23 Nisan'ı.
Bunun yanısıra aklıma gelen diğer kelimelerini not etmeye çalışayım.
Elini, ayağını bir yere sıkıştırısa imdat diyor. Arkadaşlarını anne ve baba isimlerini karıştırmadan söylüyor. Arabayla giderken, sürekli gittiğimiz evlerden biriyse parmağıyla evi gösterip kime ait olduğunu söylüyor.
Bu arada artık 2-3 kelimelik cümlelere geçiş yaparken farkettim ki, oğlumun ses tonu çok güzel. : ))) Yani hep güzeldi de konuşmadaki sesini çok beğendim. : )))

Güzel bir hafta olmasını diliyorum. İşten erken çıkıyor olmanın avantajıyla oğlumla iş çıkışlarında neler yapabiliriz, nerelere gidebiliriz, ben onları düşüneyim şimdi. Öyle çok alıştı ki gezmeye, uzun geçen kışın acısını çıkartıyor, sürekli atta modunda. Aynı yerlere gitmekten hoşlanmıyor paşa. Uzun bir liste lazım bize.

20 Mart 2012 Salı

19.ay


Kuzey paşa 19 Aylık oldu.
Bir ayda bile ne kadar çok şey değişiyor..
Babanne ve dedesi uzaktalar, konuşmaya başladıkça daha bir tatlı oldu, kendi oğlum diye demiyorum. Tam yemelik. : ) Annanesi öğretmiş, Dedenin adı ne oğlum deyince aamet diyor, pek bir güzel söylüyor. Telefonda babannesine, dedesine söylemeye başladı. Dayanamayıp geldiler görmeye. Kuzey çok mutlu oldu. Güzel bir hafta geçirdik.
Bu arada iki dedesinin adı da Ahmet, bizim için büyük avantaj oldu. : ))
Dedesi, Kuzey aamet dedikçe beşbeş verdi, bizimki hemen cebe.. Komiklerdi. Bezlerine yatırım yapıyor paşa, biliyor işi.

Hayvanları çok seviyor, Çimen adında köpeğimizin ardından, 4 tane de ördeğimiz oldu, yazmıştım. Onların sayesinde camda daha kısa sürede yiyor yemeklerini. Şimdi bir kaç haftaya kadar kümes projemiz var. Tavuk istiyorum bu sefer. Biraz bahçe düzenlemesinin ardından oğlumun günlük yumurtaları yine bizim bahçeden olacak.

Kış boyunca çocuk evden o kadar bıkmış ki, sokağa çıkınca zor atıyorum eve. Bir kolundan bir de bacağının birinden yakalıyorum.. Havalar ısınsa da bahçeye kurulsak artık.

Bakıcı abla arayışımız şimdilik, bir aksilik olmazsa, son buldu. Şimdiki ablası ayrıldığında başlayacak yeni ablası. Bir kez görüştüler, yabancılığı olmadığı için kolay alıştı, oyunlar oynadılar. Dilerim bu sefer ki ablası uzun vadeli olur, yazık daha 2 yaşına gelmeden ne kadar çok bakıcı değiştirdik..

Kelimeler çok fazla. Her derdini anlatıyor. Yeni duyduğu kelimelere ilgisi çok fazla. Birisine kızınca CİNGAN diyor. Bakıcı ablasının annesinden duymuş. Başta komik geldi ama olur olmaz her yerde söylüyor. : )) Bana çoğu zaman adımla hitap ediyor ama, son bir haftadır bir annem deyişi var, tüm günün yorgunluğu bir anda uçup gidiyor.. Babacım kelimesinin yerini babacık aldı bu ay. Duymazsa heceleyerek çağırıyor babasına. ba-ba-cııııkkkkk : ))

Defter, kitap- kaleme çok fazla ilgisi var. anne, otur, kuzey diyor. Oturup deftere Kuzey yazacakmışım. Sonra ev çizmemi istiyor. Kendi de annem yazıyormuş. Balım benim.

Gezmek istediğinde kime gitmek istiyorsa o arkadaşının adını söylüyor. Favori arkadaşları Eylül ve Oğuz. Yaşları yakın olduğu için sanırım güzel anlaşıyorlar. Giyiyor şapkasını, alıyor oyuncak çantasını, kapının önünde bekliyor. Oğuusss, hamur, anne atta.. : )) (Oğuzla oyun hamuru oynamayı çok seviyor.)

14 Mart 2012 Çarşamba

Kuzey Paşanın Saçlarını Kestirdik.

8 Mart günü -"Uzasın, kıyamıyoruz, -"Kısa saç daha çok yakışıyor, kestirelim" şeklinde git gellerin ardından kesildi oğlumun saçları. Baştan ağladı, makası almak istedi, gıdıklandı, huysuzlandı derken çok yormadı bizi. 


Gıdıklanıyor makina dokundukça..

Çok uykusu geldi, zor dayandı.



Ve yeni imajıyla Kuzey Paşa.

27 Şubat 2012 Pazartesi

Tarihe Not Olsun: "Annemmmm"


Simit satan Kuzey Paşa. MİMİİİTT - TAZE! : )

Kuzey 1 yaşına kadar "baba" demedi. Bana da, babasına hep "anne" dedi. 1 yaşından sonra da "Babacım" dedi. Gece uyandı, babacım diye ağladı, geçen 1 yıla inat.. Babasının da deymeyin keyfine..
Hafta sonunda bol aktiviteli, bol gezmeli 2 günün ardından bana teşekkür etti sanırım. Sarıldı.. "ANNEM" dedi. Döndü babasına, "kıskan" dedi. : ))
Tabii 1.5 yasındaki çocuğa kıskanmayı öğreten kim, yine annesi.. : ))

Bu akşam bir bakıcı adayıyla görüşmemiz var. Dilerim hayırlı olur. Allah iyi insanlarla karşılaştırsın inşallah.

22 Şubat 2012 Çarşamba

18. ay


Kuzeyim 18 aylık oldu.
Bu ay hastalıklarla geçti. Mevsim dolayısıyla grip peşini bırakmadı oğlumun. Burun akıntısı, halsizlik..
4 şubat cumartesi günü aksam 6 da uyuttum, 1 saat sonra uyandığında sağ gözü bu haldeydi. 11,5 aylıkken göz yaşı kanalından ameliyat olduğu için bizi oldukça korkuttu. Yaşam Tıp Merkezi Aciline götürdük, uzman görse iyi olur dediler. Neyse ki çalıştığımız hastanede göz uzmanı icapçıymış o akşam. Op.Dr. Ayhan YILMAZ' a bu vesileyle tekrar teşekkür ederiz.
Kanal tıkanıklığı ile ilgili olmadığını allerjik olduğunu söyledi. Verdiği iki damlayı kullandık, ertesi güne geçti, şükürler olsun.
1 sonraki hafta tekrarlayınca ameliyat olduğu Özel Türkiye Hastanesi'ndeki doktorunu Op.Dr.Kadir Bey'i aradık. anlatınca o da allerjik olduğunu doğruladı. Allah' a şükür şu anda iyi.  O halde bile gülümsüyor canım oğlum.

Karla oynarken o da, ben de çok keyif aldık. Sadece karın üstüne yatırdığımızda korktu sanırım, sevmedi, ağladı..


Cumhuriyet meydanına gidiyoruz hava güneşli olduğunda. Tüm çocuklar orda zaten. : )) Kuşların peşinde koşa koşa yorgunluktan evi zor buluyoruz. Arabada uyumadığı - uyuyamadığı için ağlar-sızlar geliyoruz eve. 

Koşmaktan yorulan, esneyen paşa oğlum..

Burda da Kuzey ve uyku arkadaşları. Yastıklar ve oyuncak ayıcıklarla dolu yatağı.. Onlarsız uyuyamaz. : ))


Koltukların üstüne çıkıp saymaya başlıyor,
- biiiirrrr, uccc, dorrttt..
- 2 nerde oğlum?
- yok, gitti!
-nereye gitti oğlum?
-bakkala!
: ))

Atlamayı, yüksek yerlere çıkmayı keşfetti bu ay, kitap okumayı çok seviyor. TV halen yok, ilgisini çekmiyor. Atta gidecek sürekli. Annesi-babası gibi gezmeyi çok seviyor. Hazırlanırken çekmeceden atkı-beresini kendisi alıp giymeye çalışıyor.
Her geçen gün büyüyor, Kuzey de, ona olan aşkımız-sevgimiz de.

Kuzey'in Kitapları Kuzey Yayınları'ndan

Kuzey' e ilk olarak Kuzey yayınlarına ait "Şıpşıp İlk Kelimelerim" 1. ve 2. kitaplarını almıştım. Resimlerde gösterdiklerimi dili döndüğünce söylüyor bana, ya da şu nerde dediğimde "oydaaa" diye gösteriyor. 3. kitabını burda bulamadım. Yayınevinden sipariş verdim bende. Almışken 3 seriyi tekrar aldım. Geçen gün okurken  kitabının birisinin sayfalarını yırttı Kuzey, sonra da çok üzüldü. Yeniledim ben de. Okumak istediğinde dolabına gidiyor, "anne oku" diyor. O kadar çok mutlu oluyorum ki. Televizyonla hiç ilgisi yok. Onun yerine kitap okumak istemesi beni çok mutlu ediyor.

Oğluma her ay oyuncak alıyorum. Çok beğendiği bir şey olursa alıyorum mutlaka ama her gördüğünü istemesin, ev oyuncak yığınına dönmesin diye aydan aya almayı tercih ediyorum. Bu ay oyuncak yerine kitaplığındaki kitap sayısı artsın istedim. Oyuncak yok yani bu ay.. : )
.
Aynı yayınevinin Şıpşıp Eğleniyorum Öğreniyorum ve Şıp Şıp Boyamalı Hikayeler kitap serisini sipariş verdik.

Geçen ay boya kalem seti aldım. Defterlerine yazıyor, ilk yazdığı kelime (!) "anne" oldu. Ne yazdın oğlum diyorum. Anne diyor. Mutluluğumu anlatmaya gerek yok sanırım..
Çıkartmaları ise çok seviyor. Setimiz gelsin bakalım, eğlenceli saatler bizi bekliyor.

Kitapları almak isterseniz ben burdan sipariş verdim. Hem de çok uygun fiyata.
15 kitap ( ilk setten iki adet istedim, birisi arkadaşının olacak Kuzey'in), kargo ücretiyle birlikte 29.50 TL.

Güncelleme: 22 Şubat'ta, yani siparişten 1 gün sonra kitaplarımız elimize ulaştı.
Teşekkür ederiz, Kuzey yayınlarına..

27 Ocak 2012 Cuma

17.Ay

18 Ocakta yazmam gereken bir yazı aslında..

Kuzey 17 aylık oldu..
Her geçen ay kelimeler artıyor, yaramazlıklar artıyor, ona olan sevgim artıyor, keyifli zamanlar artıyor.. Onunla birlikte bizde büyüyoruz..

Ağzı, burnu, kulakları, dili, parmakları vs.. nerdeymiş sorularını sanırım hep aynı tekrarda sormuş olmalıyız ki, gözlerin nerde diye başladığımız sorunun devamını sormadan sırasıyla gözler, burnu, kulakları, saçları, dili.. şeklinde göstermeye başlıyor. Komik olduğunun farkına vardığındaki gülüşü ise bizi kopartan kısım zaten..

Biz aynı anda eve geliyoruz babasıyla. Kapıda karşılar bizi eğer uyumuyorsa. Beni hiç kaale almadan babacınn diye babasını arar arkamda, bir eliyle de beni eve, içeri iterek.. Tabii daha kapıdan girmeden moral sıfır. Ehh benim oğlum, ben de sabah gittim işe, beni de görmedin gün boyu.. Çok düşkün babasına. Dilerim birgün bana da bu kadar sevgi gösterisinde bulunur.. : ((

Kar yağması en çok Kuzey'i mutlu etti. Küreği tırmığı hazırda, işten gelmemizi bekliyor. Kardan bebek bile yaptık. Bugünlerde tekrar yağacakmış sanırım, oğlum adına mutlu oldum.

Akşam olduğunda uyusun da ben de dinleneyim diyorum, uyuyunca da canım sıkılıyor.. : ))

13. ayından bu yana, anne sütünü bıraktıktan sonra, Pınar Çocuk sütü içiyordu Kuzey. Bu ay inek sütüne geçtik. Şimdilik sorun yok, allerji durumundan çok korkmuştum, olmadı şükürler olsun..

2. haftadır geçmeyen öksürüğü ve burun akıntısı var. Doktorunu ziyaret edeceğiz yine, daha 1 ay olmadı son ziyaretimiz.. : ((

Bu ay bir gelişme de Bakıcı ablasından. Bebek bekliyor! Onun adına çok sevindik ama Kuzey için yeni bakıcı arayışına girdik 3. kez.. Kreş için çok erken olduğunu düşüdüğümüz için yine bakıcıdan yana yapıyoruz tercihimizi. Dilerim şimdiki ablası kadar onunla güzel ilgilenen, anlaşabileceğimiz birine denk geliriz..

Ciş ve kaka durumlarını yapmadan söylüyor bize. Doktoruna geçen ay gittiğimizde söylemiştim, ama daha erken olduğunu söylemişti, alıştırmak için. Bir kaç daha geçsin bakalım.. Bittiğinde de gidip bezini getiriyor. Çok tatlı.. : ))

Bu ay kanka, cingan gibi ilginç kelimeler de öğrendi.. Amcasının oğlu Çağan' a hayran.. Abii abii nasıl mutlu oluyor onu gördüğünde.. Bize biri geldiğinde ise ekstra mutlu oluyor, oyuncaklarını gösteriyor, oyunlarına dahil ediyor misafirlerimizi..

Yeni öğrendiği kelimeler: Cingan, Acı, Abi, Abla, Yenge..

22 Aralık 2011 Perşembe

16.ay

16 aylık oldu canım oğlum,
Nasıl güzel bir süreçtir seni izlemek, seninle büyümek..
Ara sıra aramızda savaşlar (!) bile çıkmaya başladı. İnadım inat türünden benim oğlum. Anne az buçuk inat, baba çok buçuk inat olunca farklı bir şey beklemiyordum zaten..
Ne istediğini ilk kez karşılaştığı birisine bile anlatabilecek kadar kelime biliyor. : ))
Babasına HAYRAN.. Babası evdeyse anne görünmüyor gözüne.
Çiş-kaka hangisini yapacaksa ve yaptıktan sonra isimleriyle söylüyor. "Erken" düşüncesiyle daha herhangi bir şey yapmadım.
Pazar günü akşamı nezle gibi başladı, bugün daha da ilerlemiş. Bakıcı ablası aradı. İşten sonra doktoruna gideceğiz. Dilerim çabucak atlatır.
Burda eklediğim diş çizelgesine göre 12 dişi olmalıymış. Yani genelde öyle olurmuş. Kuzeyin arkadaki tüm dişleri aynı anda patladı. Fazladan üstten de çıktı. Sıralama şaştı yani. Görebildiğim kadarıyla 13 dişi var paşamın.
İşten eve gelince bana sorduğu ilk şey babası. Beni eliyle içeri itiyor, arkamdan babası geliyor mu ona bakıyor.. Bir de erkek çocuğu anneci olur derler, alakası yok..

18 Aralık 2011 Pazar

"Korktu"

Kuzey 16 aylık oldu bugün. Her geçen gün yeni kelimeler öğreniyor benim canım oğlum. Hafta sonunu fırsat bilip anneme gittik. Köyde birisi ölmüş, camiden hoca selasını veriyor. Kuzey hızlıca kucağıma oturdu, sarıldı. Nasıl ürkek, pır pır kalbi. "Korktu" dedi. Canım benim, sen korkmayı nerden bilirsin.. Öyle kelimeler çıkıyor ki ağzından, ne zaman öğrendin.. : )) Seni çok seviyorum canım oğlum..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...