Konuşmayı severim aslında. Gelin görün tek kelime edecek halim yok. Bahar havası olup da bahar çarpması gibi bir şey de değil. Günlerdir aksam 8 bilemedin 9 da uyuyoruz Kuzey'le. Erken kalkıp otobüsle köye gittiği için erken yatırıyorum. Onu uyuturken ben ondan önce uyumuş oluyorum herhalde. Kim kimi uyutuyor belli değil. Hatta dün akşam abartmışız ailecek 7 de uyuduk. : )) Sabah olmak bilmedi tabii.
Havalar ısınmaya başlasa da örgülerimden vazgeçemiyorum. Komşum doğum yaptı, minik Çınar Ali geldi oğluma arkadaş. Elimden örgü-keçe işleri geliyorken hazır birşeyler satın almayı sevmiyorum.
Hanım dilendi bey beğendi motifinden battaniye ördüm. Denizci temalı odası var Çınar Ali'nin. Renkleri odasına uygun seçtim. Evde olan ipler değerlensin diye, iplerin markaları aynı olmadı. Mavi renk: Nako Pırlanta, Bordo: Berroco Comfort , Beyaz Alize Lanogold Klasik.
Kuzey, Çınar Ali'yi görünce nasıl da büyümüş geldi gözüme. Oysa hala bana minicik görünüyor. : ))
Bir de kıyafetlerinin kolları paçaları kısalıyor ya, o zaman anlıyorum, bu popodan kurmalı paşa benim tepemden bakacak. : ))
2 yaş sendromu, 3 yaş sendromu mu bilmiyorum ama hiç beni dinlemiyor. O kadar enerji nereden geliyor bilmiyorum. Artık akşamları annemi arıyorum, ne yedirdin bu çocuğa da, bu kadar tepelerde geziyor diye.
Asıl konumuza dönecek olursak, Çınar Ali'ye sağlıklı mutlu bir ömür diliyorum. Dilerim keyifle kullanırlar battaniyemizi. : ))