KUZEY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KUZEY etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Nisan 2013 Cuma

Keçe İsme Özel Denizci Temalı Kapı Süsü - Kuzey

Hayırlı Cumalar herkese,
Oğlumun odası denizci temalı değil aslında, denizle ilgili herşeyi çok sevdiği için böyle bir kapı süsü oldu. Siparişlerimi gördükçe hepsi kendisinin zannediyordu, olmayınca da üzülüyordu. Aslında haklı çocuk, önce oğluma yapmalıydım, değil mi? :))

32 aylık oldu Kuzey, 3 yaşa az kaldı, geçtiğimiz günlerde giydiğim kıyafeti beğenmemiş, bunu çok açık bir dille ifade etmişti. Dün akşam ise son noktayı koydu, kokumu beğenmemiş bay bilmiş. : ))
Babasıyla bahçede oynuyorlardı, fırsat bu deyip evi süpürüp sildim, ardından da akşam yemeği için mutfağa geçtim, masayı hazırlarken sarıldı bana kokluyor. "Kokuyorsun anne" dedi. İçten koklayınca safım ben de, nasıl seviniyorum. "Parfüm sepmelisin" dedi. Hönnk(!) diye kaldım o zaman. : )))
Tamam anneciimm diyebildim sadece. : ))

Bugün son iş günü. Bayılıyorum Cuma günlerine. Bu hafta sonu için henüz planımız yok. İlk sırayı yine park ve piknik alacağı kesin. Hepimizin mutlu günleri olsun inşallah.


5 Mart 2013 Salı

"Ben senin aşkın değilim"

Sabah uyandık, Kuzey'i aldım kucağıma seviyorum, aşkım, sevgilim, bitanem'lerle dolu cümleler kuruyorum. "Anne, ben senin aşkın değilim, oğlunum" diyor..

Dün akşam kızdırdı beni, oyuncaklarını duvarlara atıyor. Bronşit dolayısıyla kullandığı ilaçların yan etkisi ve içine girip de çıkamadığımız 2 yaş sendromunun da etkisi var tabii bu atma eyleminde.
"Ben senin arkadaşın değilim artık!" dedim. Yemek saatinden sonra bazı akşamlar arkadaşı oluyorum onun, oyun arkadaşı. İçten içe üzüldü sanırım akşamki cümleme, sabah aldı ifademi. : ))

5 Şubat 2013 Salı

Haftasonundan Kalan Güzellikler

Oğlumla yeterince zaman geçiremiyor olmaktan dolayı ne kadar üzgün olduğumu artık biliyorsunuz. Güzel bir gün geçirmeyi diledim günlerdir.
Allah'ım sesimi duydu sanırım, çok güzel iki gün geçirdik oğlumla ve çok sevdiğim iki arkadaşımla birlikte.
Cumartesi can dostuma gittik, Kuzey orda çok mutlu, huzurlu. Annesinin sevdiğini oğlum da seviyor. Akşam uyku saati gelene kadar kaldık orda. Kahvaltıya diye gitmiştik, siz düşünün. : ))
Gelecek pazar günü doğum günüm. Erken kutlama yaptık orda. Pastayı alıp gelirim demiştim, şaka yaptığımı zannedip arkadaşım ayrı pasta yaptırmış bana. Tadı, görüntüsü süperdi. Asıl süper olan düşünmesiydi tabii. Çok şık bir künye almış bana. Taktığı günden beri çıkartmıyorum.

Pazar günü ise aldık çocukları önce kahvaltıya gittik, ardından evimizin alt tarafındaki parka geçtik. Havayı güzel gören geldi, gelen tanıdık çıktı, çocukların uyku saati gelene kadar kaldık orda. Kuzey mutlu, ben mutlu. Eve geldik, birlikte yemek yaptık. Mutfakta benimle zaman geçirmeye bayılıyor. Salata için marulları yıkamıştım, içi rahat etmedi sanırım Kuzey de ikinci kez yıkadı. :))
Gün geçtikçe babasına olan düşkünlüğü azalıyor sanki. Benimle zaman geçirirken de mutlu olduğunu, keyif aldığını görebiliyorum.

4 Ekim 2012 Perşembe

"Anne, Bu Bana Göre Değil"

Bir tarihe not yazısıdır.
Kuzey 25 aylık, 16 günlük.
Verdiği cevaplarda her seferinde ağzım açık kalıyor, yalan yok.
Dün akşam Burçak Teyzesinde hamur oynuyor, eline şekil yapsın diye kapak verdim.
"Anne, bu bana göre değil, boşver!" dedi.
İşte bu cümle bana kapak oldu.
: )

Savaşsız, mutlu, huzurlu ve sağlıklı yarınlarımız olsun inşallah.

24 Mayıs 2012 Perşembe

Kısa kısa cümlelerim var benim

Uyandı, yatağına oturmuş, "Elif, beni al" dedi. "Ben geldim annecim" dedim.
Kucağıma aldım. "Anne sarılcam" dedi.

Bahçedeki otları dayımızın ot kesme makinasıyla kestik, nasıl mutlu oldu, "Dayı, kesti otlarıyla, makinayla" diye de özet geçti akşam boyunca.

Çamaşırları asıyorum, çamaşır askısının altına girmiş, "Babam beni burda bulamaz ki" dedi.

Bulaşık makinasının üstüne çıktı akşam, gece sütünü hazırlıyorum, uyku öncesi. Babası bahçede.
"Anne, camı aç, babama çağırcaammm."

Ninni söylüyorum, klasik, doğduğundan beri aynı ninniler.
-"Bahçeye kurdum salıncak, içine de koydum oyuncaakkk....."
-"Anne men de binceeemmm, ühüühhüüüüüü"

Ve son bomba, "Anne bu ne" dönemine girmiş bulunuyoruz. Gözüne kestirdiği herşeyi soruyor. Anne bu ne! : )) Çok tatlı. Allah dileyen herkese nasip etsin inşallah.

15 Mayıs 2012 Salı

Tarihe Not: İstemiommm

Dün akşamdan itibaren yeni kelimemiz
İSTEMİOMMM.

-Hadi oğlum yemeğimizi yiyelim, öyle çıkalım bahçeye.
-İstemiomm!

-Oğlum, hadi uyuyalım artık, geç oldu.
-İstemiommm!

10 Mayıs 2012 Perşembe

20.Ay

Oğlum 20 aylık, hatta bir kaç gün sonra 21. ayında olacak. Ben yeni yazabiliyorum.
Bu ay yollardaydık. Oğlumun halası Bursa'da yaşıyor, Kuzeyi çok küçükken gördü, çalışırken de izin alıp gelmek nasip olmadı. Biz de 23 Nisanın tatil olmasını değerledirip bir kaç gün de yıllık izinden alarak çıktık yola. Giderken arabada uyumayan oğlum koltugunda uykuya daldı. Dönüşte ise bizi de kendini de mahvetti. : )) Israrla arabada uyumayı reddediyor.

Bursada hayvanat bahçesinine, botanik parka gittik. Halası işteydi, babanne ve dedesi eşlik etti bize. Halası da biz gibi hastanede çalışıyor, Kuzey'in öksürükleri çok olunca randevu aldık, halanın çalıştığı hastaneye. Ordaki doktor amcası da güzel ilgilendi, allerjik astımüzerine yoğunlaştı, kan tahlili istedi. Kuzey topuk kanı dışında hiç kan vermedi. Allah'a şükür çok ağlamadı, kanı görünce korktu biraz. Şimdi aklına geldikçe anlatıyor, ablasının kolundan nasıl kan aldığını. Tatal ige bakıldı ve normalden oldukça yüksek çıktı. Burdaki doktoru da yaşı dolayısıyla gıda allersi mi yoksa solunum yolu mu ayırt edilemeyeceğini, 3 yaşında testin tekrarlanması gerektiğini söyledi.
Bursadan dönüşte aradan 10 gün geçmeden Kuzey tekrar bronşit oldu. Halen ilaç kullanıyor.
Hastane kısmı hariç çook güzel günler geçirip döndük evimize.

Halasına, babanne ve dedesine bu güzel günlerde bizimle olduğu için teşekkür ediyoruz.

İlave yapmam gereken bir teşekkür de eşime. Dönüş yolunda Düzce'ye uğradık. 5 yıldır görmediğim üniversite arkadaşıma, sevgili Özlem'e götürdü beni. 2,5 saat kaldık orda. 2 çocuğu var, son gördüğümde ikimizde çocuksuzduk, o hamileydi gerçi. 5 kişilik bir buluşma oldu. : ))

Kuzey bu ay 86 cm, 10.700 gr. Artık resmen konuşuyor. Cümleler kuruyor. Ama nedense oğlumu sadece ben anlayabiliyomuşum gibi diğer insanlara anlatıyorum şöyle diyor diye. Meğer anlıyorlarmış. : )) "Sadece benim oğlum" gibi düşünceyle kıskanıyor muyum, başka bir şey mi bilmiyorum. Annecimm, aslanım aslanım, bebenimmm, nasıl da ballı ballı seviyor beni. Güzel oğlum benim. Bu gün anne duygusal paşa oğlum benim. Yaklaşan anneler günü etken olabilir belki.

Bundan sonrası EvyBaby sitesinden alıntıdır.
20 Aylık Bebekler :

Elbiselerini çıkarabilir.
Topa tekme atabilir.
2 resmi tanıyarak işaret edebilir.
Yardımla dişlerini fırçalayabilir.
Kalemle karalama yapabilir.
Dans ederken kollarını da kullanır.
Kum ya da su ile oynamaktan zevk alır.
Mutfaktaki araç gereçler ilgi odağı olabilir.
Gördüklerinin aynısını yapmaya çalışır.
Gazeteler ve dergiler ilgisini çeker.
Elektronik eşyaları kurcalamayı sever.
Daha rahat kaşık çatal kullanabilir.
Kapıları açıp kapatabilir.
Ev işlerini taklit eder.

27 Nisan 2012 Cuma

Rüya

Sabaha karşı 5 civarıydı. Uyandı, nasıl da ağlıyor. Parkları anlattım, sevdiği oyunları anlattım, bahçedeki ördekleri anlattım, yok susmuyor, bizim yatağa, yanımıza aldım.
-Oğlum, ben rüya gördüm biliyor musun? Rüyamda seni gördüm. dedim.
ve mucize. Tekrar uyudu.

Evden çıkmak üzereyken yine ağladı. Babasına anlatmıştım, yukarıdaki diyalogu. Baktım aynı taktiği uyguluyor. : )) Kopyacı.
-Annen seni rüyasında görmüş oğlum, biliyor musun? ...
Sonuç, yine uyudu.

Canım oğlum, son günlerde 2 yaş sendromun tavan yapmış olsa da seni seviyoruz.

30 Mart 2012 Cuma

"Anne, Merhaba!"

İşten eve döndüğümde Kuzey uyuyor oluyor. Yarım saat de olsa dinlenebilmek adına, uyku düzeninde değişiklik yaptım. Öğleden önce ve öğleden sonra 2 kez uyuyor ben işteyken. Şimdiki bakıcı ablası, sağolsun çok güzel ilgileniyor  onunla. TV pek izlemez Kuzey, o yüzden biliyorum ki ablası öğretiyor ona. Son 20 günleri şimdiki ablasıyla. Daha sonra yeni bir abla bakacak oğluma. Huzursuz ve çok tedirginim bu konuda. Allah evlatlarımızı iyi insanlarla karşılaştırsın inşallah.
2 gün öncesiydi, işten sonra eve gittim, yarım saat sonra uyandı. "Anne, merhaba!" diyor bana. Hayranlıkla baktım oğluma. Şaşkın yüz ifademi anlatmaya gerek yok sanırım. Dün akşam da konuşuyoruz,
-Nasılsın oğlum, bugün oyun oynadın mı, neler yaptın?
-iyiyim!!
Bana verdiği cevap "iyiyim". Benim minicik oğlum büyümüş, benimle günlük sohbetlerini yapıyor.
Yaklaşık 2 haftadır boynum tutuldu, dün de ağrısı koluma vurmaya başlayınca muayene oldum, MR istedi doktor. Evden çıktık, hastaneye geliyoruz, yolda gördüğü insanlara "merhaba" diyor. : ))
Havaların az da olsa ısınmasını fırsat bilip, bol bol dışarı çıkartıyoruz. Bahçedeki ördeklerle oynamayı çok seviyor. Koşuşturup duruyor peşlerinde.
Ondan ayrı geçirdiğimiz zamanları telafi edemez elbette ama, birlikte zaman geçirmeye çalışıyoruz. Pazar günü İnkumuna götürdük, kumda bol bol gezdi, deniz kabuklarını keşfetti. Denize girip "bıcı bıcı" yapacakmış, zor tuttum.

Dün akşam da futbol sahasına götürdük, top oynadık hep birlikte. Sahada antreman vardı, onlarla oynamak istedi.
Kolumun ağrısına rağmen, el işi yapmadan da duramıyorum. Örgü, keçe derken şimdi de çarpı işine başladım. Resimdeki Hello Kity'i işledim. Güzel bir kızın odasında yer alacak. Çerçeveleme kısmı bittikten sonra.

Bunların yanı sıra Can YÜCEL' e ait bir kaç satır paylaşmak istedim. Kaç gündür yazıp siliyorum, sanırım Can YÜCEL benden güzel anlatmış durumu.
Dostlar ırmak gibidir
Kiminin suyu az, kiminin çok
Kiminde elleriniz ıslanır yalnızca
Kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya


Insanlar vardır; üstü nilüferlerle kaplı,
Bulanık bir göl gibi...
Ne kadar ugrassanız görünmez dibi.
Uzaktan görünüsü çekici, aldatıcı
İçine daldıgınızda ne kadar yanıltıcı....
Ne zaman ne gelecegini bilemezsiniz;
Sokulmaktan korkarsınız, güvenemezsiniz!


Insanlar vardır; derin bır okyanus...
İlk anda ürkütür, korkutur sizi.
Derinliklerinde saklıdır gizi,
Daldıkça anlarsınız, daldıkça tanırsınız;
Yanında kendinizi içi bos sanırsınız.


İnsanlar vardır, coskun bir akarsu...
Yaklasmaya gelmez, alır surukler.
Tutunacak yer gostermez beyaz kopukler!
Ne zaman nerede bırakacagı belli olmaz;
Bu tip insanla bir omur dolmaz.


İnsanlar vardır; sakin akan bir dere...
İnsanı rahatlatır, huzur verir gönüllere.
Yanında olmak baslı basına bır mutluluk.
Sesinde, görüntüsünde tatlı bir durgunluk.


Insanlar vardır; çesit çesit, tip tip.
Her biri baska bir karaktere sahip.
Görmeli, incelemeli, dogruyu bulmalı.
Her seyden önemlisi insan, insan olmalı...
İnsanlar vardır; berrak, pırıl pırıl bir deniz.


Bosa gitmez ne kadar güvenseniz.
Dibini görürsünüz her sey meydanda.
Korkmadan dalarsınız, sizi sarar bir anda.
İçi dısı birdir cekinme ondan.
Her sözü içtendir, her davranısı candan...
CAN YÜCEL

Sevgiyle kalın, sağlıklı, huzur dolu günler diliyorum.

14 Mart 2012 Çarşamba

Kuzey Paşanın Saçlarını Kestirdik.

8 Mart günü -"Uzasın, kıyamıyoruz, -"Kısa saç daha çok yakışıyor, kestirelim" şeklinde git gellerin ardından kesildi oğlumun saçları. Baştan ağladı, makası almak istedi, gıdıklandı, huysuzlandı derken çok yormadı bizi. 


Gıdıklanıyor makina dokundukça..

Çok uykusu geldi, zor dayandı.



Ve yeni imajıyla Kuzey Paşa.

27 Şubat 2012 Pazartesi

Tarihe Not Olsun: "Annemmmm"


Simit satan Kuzey Paşa. MİMİİİTT - TAZE! : )

Kuzey 1 yaşına kadar "baba" demedi. Bana da, babasına hep "anne" dedi. 1 yaşından sonra da "Babacım" dedi. Gece uyandı, babacım diye ağladı, geçen 1 yıla inat.. Babasının da deymeyin keyfine..
Hafta sonunda bol aktiviteli, bol gezmeli 2 günün ardından bana teşekkür etti sanırım. Sarıldı.. "ANNEM" dedi. Döndü babasına, "kıskan" dedi. : ))
Tabii 1.5 yasındaki çocuğa kıskanmayı öğreten kim, yine annesi.. : ))

Bu akşam bir bakıcı adayıyla görüşmemiz var. Dilerim hayırlı olur. Allah iyi insanlarla karşılaştırsın inşallah.

22 Şubat 2012 Çarşamba

18. ay


Kuzeyim 18 aylık oldu.
Bu ay hastalıklarla geçti. Mevsim dolayısıyla grip peşini bırakmadı oğlumun. Burun akıntısı, halsizlik..
4 şubat cumartesi günü aksam 6 da uyuttum, 1 saat sonra uyandığında sağ gözü bu haldeydi. 11,5 aylıkken göz yaşı kanalından ameliyat olduğu için bizi oldukça korkuttu. Yaşam Tıp Merkezi Aciline götürdük, uzman görse iyi olur dediler. Neyse ki çalıştığımız hastanede göz uzmanı icapçıymış o akşam. Op.Dr. Ayhan YILMAZ' a bu vesileyle tekrar teşekkür ederiz.
Kanal tıkanıklığı ile ilgili olmadığını allerjik olduğunu söyledi. Verdiği iki damlayı kullandık, ertesi güne geçti, şükürler olsun.
1 sonraki hafta tekrarlayınca ameliyat olduğu Özel Türkiye Hastanesi'ndeki doktorunu Op.Dr.Kadir Bey'i aradık. anlatınca o da allerjik olduğunu doğruladı. Allah' a şükür şu anda iyi.  O halde bile gülümsüyor canım oğlum.

Karla oynarken o da, ben de çok keyif aldık. Sadece karın üstüne yatırdığımızda korktu sanırım, sevmedi, ağladı..


Cumhuriyet meydanına gidiyoruz hava güneşli olduğunda. Tüm çocuklar orda zaten. : )) Kuşların peşinde koşa koşa yorgunluktan evi zor buluyoruz. Arabada uyumadığı - uyuyamadığı için ağlar-sızlar geliyoruz eve. 

Koşmaktan yorulan, esneyen paşa oğlum..

Burda da Kuzey ve uyku arkadaşları. Yastıklar ve oyuncak ayıcıklarla dolu yatağı.. Onlarsız uyuyamaz. : ))


Koltukların üstüne çıkıp saymaya başlıyor,
- biiiirrrr, uccc, dorrttt..
- 2 nerde oğlum?
- yok, gitti!
-nereye gitti oğlum?
-bakkala!
: ))

Atlamayı, yüksek yerlere çıkmayı keşfetti bu ay, kitap okumayı çok seviyor. TV halen yok, ilgisini çekmiyor. Atta gidecek sürekli. Annesi-babası gibi gezmeyi çok seviyor. Hazırlanırken çekmeceden atkı-beresini kendisi alıp giymeye çalışıyor.
Her geçen gün büyüyor, Kuzey de, ona olan aşkımız-sevgimiz de.

Kuzey'in Kitapları Kuzey Yayınları'ndan

Kuzey' e ilk olarak Kuzey yayınlarına ait "Şıpşıp İlk Kelimelerim" 1. ve 2. kitaplarını almıştım. Resimlerde gösterdiklerimi dili döndüğünce söylüyor bana, ya da şu nerde dediğimde "oydaaa" diye gösteriyor. 3. kitabını burda bulamadım. Yayınevinden sipariş verdim bende. Almışken 3 seriyi tekrar aldım. Geçen gün okurken  kitabının birisinin sayfalarını yırttı Kuzey, sonra da çok üzüldü. Yeniledim ben de. Okumak istediğinde dolabına gidiyor, "anne oku" diyor. O kadar çok mutlu oluyorum ki. Televizyonla hiç ilgisi yok. Onun yerine kitap okumak istemesi beni çok mutlu ediyor.

Oğluma her ay oyuncak alıyorum. Çok beğendiği bir şey olursa alıyorum mutlaka ama her gördüğünü istemesin, ev oyuncak yığınına dönmesin diye aydan aya almayı tercih ediyorum. Bu ay oyuncak yerine kitaplığındaki kitap sayısı artsın istedim. Oyuncak yok yani bu ay.. : )
.
Aynı yayınevinin Şıpşıp Eğleniyorum Öğreniyorum ve Şıp Şıp Boyamalı Hikayeler kitap serisini sipariş verdik.

Geçen ay boya kalem seti aldım. Defterlerine yazıyor, ilk yazdığı kelime (!) "anne" oldu. Ne yazdın oğlum diyorum. Anne diyor. Mutluluğumu anlatmaya gerek yok sanırım..
Çıkartmaları ise çok seviyor. Setimiz gelsin bakalım, eğlenceli saatler bizi bekliyor.

Kitapları almak isterseniz ben burdan sipariş verdim. Hem de çok uygun fiyata.
15 kitap ( ilk setten iki adet istedim, birisi arkadaşının olacak Kuzey'in), kargo ücretiyle birlikte 29.50 TL.

Güncelleme: 22 Şubat'ta, yani siparişten 1 gün sonra kitaplarımız elimize ulaştı.
Teşekkür ederiz, Kuzey yayınlarına..

27 Ocak 2012 Cuma

17.Ay

18 Ocakta yazmam gereken bir yazı aslında..

Kuzey 17 aylık oldu..
Her geçen ay kelimeler artıyor, yaramazlıklar artıyor, ona olan sevgim artıyor, keyifli zamanlar artıyor.. Onunla birlikte bizde büyüyoruz..

Ağzı, burnu, kulakları, dili, parmakları vs.. nerdeymiş sorularını sanırım hep aynı tekrarda sormuş olmalıyız ki, gözlerin nerde diye başladığımız sorunun devamını sormadan sırasıyla gözler, burnu, kulakları, saçları, dili.. şeklinde göstermeye başlıyor. Komik olduğunun farkına vardığındaki gülüşü ise bizi kopartan kısım zaten..

Biz aynı anda eve geliyoruz babasıyla. Kapıda karşılar bizi eğer uyumuyorsa. Beni hiç kaale almadan babacınn diye babasını arar arkamda, bir eliyle de beni eve, içeri iterek.. Tabii daha kapıdan girmeden moral sıfır. Ehh benim oğlum, ben de sabah gittim işe, beni de görmedin gün boyu.. Çok düşkün babasına. Dilerim birgün bana da bu kadar sevgi gösterisinde bulunur.. : ((

Kar yağması en çok Kuzey'i mutlu etti. Küreği tırmığı hazırda, işten gelmemizi bekliyor. Kardan bebek bile yaptık. Bugünlerde tekrar yağacakmış sanırım, oğlum adına mutlu oldum.

Akşam olduğunda uyusun da ben de dinleneyim diyorum, uyuyunca da canım sıkılıyor.. : ))

13. ayından bu yana, anne sütünü bıraktıktan sonra, Pınar Çocuk sütü içiyordu Kuzey. Bu ay inek sütüne geçtik. Şimdilik sorun yok, allerji durumundan çok korkmuştum, olmadı şükürler olsun..

2. haftadır geçmeyen öksürüğü ve burun akıntısı var. Doktorunu ziyaret edeceğiz yine, daha 1 ay olmadı son ziyaretimiz.. : ((

Bu ay bir gelişme de Bakıcı ablasından. Bebek bekliyor! Onun adına çok sevindik ama Kuzey için yeni bakıcı arayışına girdik 3. kez.. Kreş için çok erken olduğunu düşüdüğümüz için yine bakıcıdan yana yapıyoruz tercihimizi. Dilerim şimdiki ablası kadar onunla güzel ilgilenen, anlaşabileceğimiz birine denk geliriz..

Ciş ve kaka durumlarını yapmadan söylüyor bize. Doktoruna geçen ay gittiğimizde söylemiştim, ama daha erken olduğunu söylemişti, alıştırmak için. Bir kaç daha geçsin bakalım.. Bittiğinde de gidip bezini getiriyor. Çok tatlı.. : ))

Bu ay kanka, cingan gibi ilginç kelimeler de öğrendi.. Amcasının oğlu Çağan' a hayran.. Abii abii nasıl mutlu oluyor onu gördüğünde.. Bize biri geldiğinde ise ekstra mutlu oluyor, oyuncaklarını gösteriyor, oyunlarına dahil ediyor misafirlerimizi..

Yeni öğrendiği kelimeler: Cingan, Acı, Abi, Abla, Yenge..

17 Ocak 2012 Salı

Kuzey ve Kardan Bebek


Kuzey malesef yine nezle. Burun akıyor, öksürüyor.. Kar yağmasına çok mutlu oldu, onun için değişik bir şey sonuçta. Hasta olmasa Kardan Bebeği kendi yapardı ama onun için bu sefer babası yaptı. Pek bir minik oldu. Kardan adam yerine kardan bebek dedik bizde. Sabah biz işe gelirken uyandı, kardan bebeği soruyor. Üstüne kar yağdığı için görünmüyordu.. : ))

9 Ocak 2012 Pazartesi

Kuzey'le Diyaloglar

Her geçen gün yeni kelimeler öğreniyor Kuzey.
Evden dışarı çıkarken nereye gidiyorsak babası da, ben de doğruyu söylemeye gayret ediyoruz. Sabahları genelde uyuyor oluyor biz evden çıkarken. Uyanırsa eğer, işe gittiğimizi, akşama döneceğimizi söylüyoruz. Bay bay yapıyor bize, hem de öpücüklü olanından..
Cumartesi günü ise yeni bir kelime öğrendi. Ava gitmek. Babasına aşırı düşkün, gözden kaybolduğu an başlar sormaya. Baba? Baba? Yok..

N.K. : Baban nereye gitti oğlum?
Kuzey : Ava !
N.K. : Ne yapacak baban avda?
Kuzey: DANN DANN..

: ))

Aliş'in duyduktan sonraki o şaşkın ifadesi gözümün önünden gitmiyor..

22 Aralık 2011 Perşembe

16.ay

16 aylık oldu canım oğlum,
Nasıl güzel bir süreçtir seni izlemek, seninle büyümek..
Ara sıra aramızda savaşlar (!) bile çıkmaya başladı. İnadım inat türünden benim oğlum. Anne az buçuk inat, baba çok buçuk inat olunca farklı bir şey beklemiyordum zaten..
Ne istediğini ilk kez karşılaştığı birisine bile anlatabilecek kadar kelime biliyor. : ))
Babasına HAYRAN.. Babası evdeyse anne görünmüyor gözüne.
Çiş-kaka hangisini yapacaksa ve yaptıktan sonra isimleriyle söylüyor. "Erken" düşüncesiyle daha herhangi bir şey yapmadım.
Pazar günü akşamı nezle gibi başladı, bugün daha da ilerlemiş. Bakıcı ablası aradı. İşten sonra doktoruna gideceğiz. Dilerim çabucak atlatır.
Burda eklediğim diş çizelgesine göre 12 dişi olmalıymış. Yani genelde öyle olurmuş. Kuzeyin arkadaki tüm dişleri aynı anda patladı. Fazladan üstten de çıktı. Sıralama şaştı yani. Görebildiğim kadarıyla 13 dişi var paşamın.
İşten eve gelince bana sorduğu ilk şey babası. Beni eliyle içeri itiyor, arkamdan babası geliyor mu ona bakıyor.. Bir de erkek çocuğu anneci olur derler, alakası yok..

9 Aralık 2011 Cuma

Tığ işi Şerit Bebek Battaniyesi

 
Flaşsız çektim. Kırmızı rengi çekmek çok zor. Vardır elbet bir yöntemi. Bulmak lazım.
İpim Nako Saten. Yine Nako Saten Yeşil ve Nako Saten Beyaz kullanacağım bu battaniyemde. Beyazla birleştirmeyi düşünüyorum. Başka renk ilave eder miyim şimdilik bilmiyorum. 3 numara tığ kullanıyorum.  
Bu da modeli gördüğüm sitedeki battaniye. Uzun zamandır yapılacaklar arasındaydı. Artan iplerimi düzenlerken ayırdım. Kırmızı satenle bunu örmüştüm, yeşil ve beyazla da çapraz bebek yeleğini örmüştüm.

18 Kasım 2011 Cuma

15.ay

15 aylık oldu oğlum.
10 tane dişi var. Oturup oynamayı sevmiyor, sürekli gezecek, oda oda dolaşacak. Kelimeler her geçen gün artıyor, yaptıklarıyla şaşırtmaya devam ediyor bizi.
Baba demiyordu, ısrarla. 10 gündür "baba" demeye başladı, babası duymayıp cevap vermezse anne diyor ona, sinirli sinirli. : ))

favrori kelimesi "atta". Gezmeyi çok seviyor. Kimin montu ortalıktaysa alıp dış kapının önünde bekliyor. "Hann, Kuzey atta". Bu arada adını çok güzel söylüyor. Tam harfleriyle hem de..
Yok ki Bartın'da şöyle çocuğu alıp oturabilecek, hem onun hem bizim rahatlıkla vakit geçirebileceğimiz bir yer. Biraz daha param olsun, ben açıcam bu gidişle. : ))
Ağız, burun,kulak,şaç, göbeği vs. nerde sorularına işaretle cevap verebiliyor.
Halasıyla msn de ki sohbetinin ardından öpücüklü baybay yapıyor.
Oyuncaklarını istediğimde, legolar, arabalar, balon vs. ne söylediysem gidip bulup getiriyor..
ve unutmadan not, bayramda babannesi dedenin çorabı yok dedi. Hızla odadan çıkıp kendi odasına gitti, çekmecesinden kendi çoraplarını alıp dedesinin ayağına giydirmeye çalıştı. : ))
Sohbet şeklinde konuşmaya başladığımda onaylayan seslerle dinliyor beni.
TV ile hiç ilgisi yok. Açık kapalı umrunda değil. Sadece hayvanlar çıktığında ben gösteriyorum. Seslerini taklit edebildiklerini hemen söylüyor.
Köpekler favorisi. "hov hov" o kadar güzel söylüyor ki..
ellerini iki yana açıp "gitti" demesine bayılıyorum. Her sabah bizim ardımızdan yapıyormuş, o kısma üzülüyorum..


O kadar hareketli olunca morluklar da eksik olmuyor tabii. Alnında, burnunda, yanağında ve dizinde olmak üzere bir çok morumuz mevcut.. Düşe kalka büyüyorlar değil mi..?


Bu aya gelene kadar uykularımıza salıncakta devam ediyorduk. bundan böyle salıncağa veda ettik. Hafta sonu toparlayıp kaldırım onu da.
Tuvalet eğitimine de yavaş yavaş başlamak istiyorum. Meraklı görünüyor şu günlerde.

31 Ekim 2011 Pazartesi

14. ay

Kuzeyim 14 aylık..
Her anı ayrı bir keyif, dolu dolu geçen 14 ay geride kaldı..
Kelimeler gittikçe çoğalıyor. Soru cevap şeklinde ne istediğini, ne yapmaya çalıştığını anlıyorum.
9.dişi yolda. Babasından geçen grip mikrobu en son oğlumu da buldu. 2 hafta sürdü. şimdi daha iyi Allah'a şükür. giden kilolarını geri almaya çalışıyoruz.
Başlığı 14.5 ay diye değiştirmem lazım aslında. pek bişey kalmadı bu ayın bitmesine..
attım, attın, düştü, gitti, nerde, bitti, yok, hala, ali, dede.. bunlar aklıma gelen ilk kelimeler..
Bakıcı ablasının ardından deli gibi ağlıyor. her aksam aynı senaryo. bu durum beni mutlu ediyor. zira, oğluma güzel, iyi baktığının göstergesidir.
Koltuklara tırmanmak favorisi. Omzuma dokunup eğilip öpmesi ise beni o kadar mutlu ediyor ki.. Tarifi yok bu mutluluğun.. ( Allah dileyen herkese nasip etsin insallah..)
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...