ay ay bebek gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ay ay bebek gelişimi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mayıs 2012 Perşembe

Kısa kısa cümlelerim var benim

Uyandı, yatağına oturmuş, "Elif, beni al" dedi. "Ben geldim annecim" dedim.
Kucağıma aldım. "Anne sarılcam" dedi.

Bahçedeki otları dayımızın ot kesme makinasıyla kestik, nasıl mutlu oldu, "Dayı, kesti otlarıyla, makinayla" diye de özet geçti akşam boyunca.

Çamaşırları asıyorum, çamaşır askısının altına girmiş, "Babam beni burda bulamaz ki" dedi.

Bulaşık makinasının üstüne çıktı akşam, gece sütünü hazırlıyorum, uyku öncesi. Babası bahçede.
"Anne, camı aç, babama çağırcaammm."

Ninni söylüyorum, klasik, doğduğundan beri aynı ninniler.
-"Bahçeye kurdum salıncak, içine de koydum oyuncaakkk....."
-"Anne men de binceeemmm, ühüühhüüüüüü"

Ve son bomba, "Anne bu ne" dönemine girmiş bulunuyoruz. Gözüne kestirdiği herşeyi soruyor. Anne bu ne! : )) Çok tatlı. Allah dileyen herkese nasip etsin inşallah.

22 Mayıs 2012 Salı

21.ay

Kuzeyim 21 aylık.
Al karşına sohbet et, o kıvamda şu günlerde.
Akşam işten eve geliyorum, uykuda oluyor genelde. Ablası anlatıyor, o gün yaptıklarını. Tekrarını Kuzey uyanınca dinliyorum. Hiç bir şeyi atlamıyor, günler öncesi hatta aylar öncesinde gelişen olayları bile hafızasında tutuyor, maşallah. Hala babasına aşık. Bu kadar babasına düşkün başka çocuk görmedim ben etrafımda.
Yeni bakıcı ablasına alıştı gibi Allah' a şükür. 1 ay oluyor başlayalı. Hafta sonu 2 günü birlikte geçirince Pazartesi günleri biraz zorlanıyor, beni arıyor evde. Zamanla alışır inşallah.

Havların ısınmasını fırsat bilip her akşam uyandığında rutin haline gelen park gezimiz var. Tüm parklar bizim. Bazen babası da eşlik ediyor bize. O zaman uzakta olan parklara gidiyoruz. Eve gelirken "hoçakal tahteravalliiii" diye parkla vedalaşıyor. Bir "Hoşçakal" demesi var ki, duyan herkesi mest ediyor.
Bunun adı aşk olmalı. annenin oğluna, evladına olan aşkı.
Kahvaltıda Kuzey ne yiyor?
Kahvaltıda hala "bulamaç" tabir edilen karışımdan yiyor malesef. Çünkü paşa çiğnemeyi sevmiyor. Alışması lazım, üstüne düşüp denemek lazım ama, her seferinde kusma ile sonuçlanıp o kazanıyor. Aç kalmasın diyerek yumurta sarısı, peynir, pekmez, bebe bisküvisi, ceviz ve süt şeklinde bir karışım yapıyorum. Şimdilik yiyor. Tek başına kahvaltıda domates ve zeytini çok güzel yiyor. Fakat domatese allerjisi var!
Kuzey süt içiyor! Annemin kendi beslediği ineklerin sütünü içiyor. Sabaha karşı ya da 7.30 civarı yarı uykusunda istiyor. Uyanıksa içmek istemiyor. İçine bebe bisküvisi koyuyorum.
Bu ay tam anlamıyla bardak kullanımına geçtik. Suyunu biberondan değil bardaktan içiyor artık.
Emzik kullanımı ise sadece uykuya dalış zamanında ona eşlik ediyor. Uyanınca atıyor ağzından.
Ben çay içmem ama Kuzey çok seviyor. : ))
Kuzey bu ay nelerle oynuyor?

Vazgeçemediği oyun hamurları. İlk oynamaya başladığımızda örtüyü serdik, ya tepsi de ya da masa da oynamasına izin verdim, şimdi de aynı şekilde devam ediyor. Oyun hamuru oynamak istiyorsa, çekmeceden örtüyü alıp geliyor.

Kimseyle paylaşamadığı davulu var. Aylardır pili değişecek kenarda bekliyordu. Uygun tornavidayı evde kaybetmişim, buluncaya kadar da yazık müziksiz oynadı arada. Şimdi yeni piliyle birlikte evde davul sesi eksik olmuyor. : ))

Tamir setleri, bul taklar halen favori oyuncakları.
Bu araba da almak isteyip de bir türlü nasip olmayan araba. Aklımın hep bir köşesinde takılı kaldı. Gittiğimiz arkadaşlarında varsa, bakıyorum Kuzey de severek oynuyor. : (( Duygusala bağlama Nurcan diyorum ve bu ay ki notlarımızı şimdilik sonlandırıyorum..
Sağlıklı yarınları olsun inşallah bütün çocuklarımızın.

10 Mayıs 2012 Perşembe

20.Ay

Oğlum 20 aylık, hatta bir kaç gün sonra 21. ayında olacak. Ben yeni yazabiliyorum.
Bu ay yollardaydık. Oğlumun halası Bursa'da yaşıyor, Kuzeyi çok küçükken gördü, çalışırken de izin alıp gelmek nasip olmadı. Biz de 23 Nisanın tatil olmasını değerledirip bir kaç gün de yıllık izinden alarak çıktık yola. Giderken arabada uyumayan oğlum koltugunda uykuya daldı. Dönüşte ise bizi de kendini de mahvetti. : )) Israrla arabada uyumayı reddediyor.

Bursada hayvanat bahçesinine, botanik parka gittik. Halası işteydi, babanne ve dedesi eşlik etti bize. Halası da biz gibi hastanede çalışıyor, Kuzey'in öksürükleri çok olunca randevu aldık, halanın çalıştığı hastaneye. Ordaki doktor amcası da güzel ilgilendi, allerjik astımüzerine yoğunlaştı, kan tahlili istedi. Kuzey topuk kanı dışında hiç kan vermedi. Allah'a şükür çok ağlamadı, kanı görünce korktu biraz. Şimdi aklına geldikçe anlatıyor, ablasının kolundan nasıl kan aldığını. Tatal ige bakıldı ve normalden oldukça yüksek çıktı. Burdaki doktoru da yaşı dolayısıyla gıda allersi mi yoksa solunum yolu mu ayırt edilemeyeceğini, 3 yaşında testin tekrarlanması gerektiğini söyledi.
Bursadan dönüşte aradan 10 gün geçmeden Kuzey tekrar bronşit oldu. Halen ilaç kullanıyor.
Hastane kısmı hariç çook güzel günler geçirip döndük evimize.

Halasına, babanne ve dedesine bu güzel günlerde bizimle olduğu için teşekkür ediyoruz.

İlave yapmam gereken bir teşekkür de eşime. Dönüş yolunda Düzce'ye uğradık. 5 yıldır görmediğim üniversite arkadaşıma, sevgili Özlem'e götürdü beni. 2,5 saat kaldık orda. 2 çocuğu var, son gördüğümde ikimizde çocuksuzduk, o hamileydi gerçi. 5 kişilik bir buluşma oldu. : ))

Kuzey bu ay 86 cm, 10.700 gr. Artık resmen konuşuyor. Cümleler kuruyor. Ama nedense oğlumu sadece ben anlayabiliyomuşum gibi diğer insanlara anlatıyorum şöyle diyor diye. Meğer anlıyorlarmış. : )) "Sadece benim oğlum" gibi düşünceyle kıskanıyor muyum, başka bir şey mi bilmiyorum. Annecimm, aslanım aslanım, bebenimmm, nasıl da ballı ballı seviyor beni. Güzel oğlum benim. Bu gün anne duygusal paşa oğlum benim. Yaklaşan anneler günü etken olabilir belki.

Bundan sonrası EvyBaby sitesinden alıntıdır.
20 Aylık Bebekler :

Elbiselerini çıkarabilir.
Topa tekme atabilir.
2 resmi tanıyarak işaret edebilir.
Yardımla dişlerini fırçalayabilir.
Kalemle karalama yapabilir.
Dans ederken kollarını da kullanır.
Kum ya da su ile oynamaktan zevk alır.
Mutfaktaki araç gereçler ilgi odağı olabilir.
Gördüklerinin aynısını yapmaya çalışır.
Gazeteler ve dergiler ilgisini çeker.
Elektronik eşyaları kurcalamayı sever.
Daha rahat kaşık çatal kullanabilir.
Kapıları açıp kapatabilir.
Ev işlerini taklit eder.

20 Mart 2012 Salı

19.ay


Kuzey paşa 19 Aylık oldu.
Bir ayda bile ne kadar çok şey değişiyor..
Babanne ve dedesi uzaktalar, konuşmaya başladıkça daha bir tatlı oldu, kendi oğlum diye demiyorum. Tam yemelik. : ) Annanesi öğretmiş, Dedenin adı ne oğlum deyince aamet diyor, pek bir güzel söylüyor. Telefonda babannesine, dedesine söylemeye başladı. Dayanamayıp geldiler görmeye. Kuzey çok mutlu oldu. Güzel bir hafta geçirdik.
Bu arada iki dedesinin adı da Ahmet, bizim için büyük avantaj oldu. : ))
Dedesi, Kuzey aamet dedikçe beşbeş verdi, bizimki hemen cebe.. Komiklerdi. Bezlerine yatırım yapıyor paşa, biliyor işi.

Hayvanları çok seviyor, Çimen adında köpeğimizin ardından, 4 tane de ördeğimiz oldu, yazmıştım. Onların sayesinde camda daha kısa sürede yiyor yemeklerini. Şimdi bir kaç haftaya kadar kümes projemiz var. Tavuk istiyorum bu sefer. Biraz bahçe düzenlemesinin ardından oğlumun günlük yumurtaları yine bizim bahçeden olacak.

Kış boyunca çocuk evden o kadar bıkmış ki, sokağa çıkınca zor atıyorum eve. Bir kolundan bir de bacağının birinden yakalıyorum.. Havalar ısınsa da bahçeye kurulsak artık.

Bakıcı abla arayışımız şimdilik, bir aksilik olmazsa, son buldu. Şimdiki ablası ayrıldığında başlayacak yeni ablası. Bir kez görüştüler, yabancılığı olmadığı için kolay alıştı, oyunlar oynadılar. Dilerim bu sefer ki ablası uzun vadeli olur, yazık daha 2 yaşına gelmeden ne kadar çok bakıcı değiştirdik..

Kelimeler çok fazla. Her derdini anlatıyor. Yeni duyduğu kelimelere ilgisi çok fazla. Birisine kızınca CİNGAN diyor. Bakıcı ablasının annesinden duymuş. Başta komik geldi ama olur olmaz her yerde söylüyor. : )) Bana çoğu zaman adımla hitap ediyor ama, son bir haftadır bir annem deyişi var, tüm günün yorgunluğu bir anda uçup gidiyor.. Babacım kelimesinin yerini babacık aldı bu ay. Duymazsa heceleyerek çağırıyor babasına. ba-ba-cııııkkkkk : ))

Defter, kitap- kaleme çok fazla ilgisi var. anne, otur, kuzey diyor. Oturup deftere Kuzey yazacakmışım. Sonra ev çizmemi istiyor. Kendi de annem yazıyormuş. Balım benim.

Gezmek istediğinde kime gitmek istiyorsa o arkadaşının adını söylüyor. Favori arkadaşları Eylül ve Oğuz. Yaşları yakın olduğu için sanırım güzel anlaşıyorlar. Giyiyor şapkasını, alıyor oyuncak çantasını, kapının önünde bekliyor. Oğuusss, hamur, anne atta.. : )) (Oğuzla oyun hamuru oynamayı çok seviyor.)

22 Şubat 2012 Çarşamba

18. ay


Kuzeyim 18 aylık oldu.
Bu ay hastalıklarla geçti. Mevsim dolayısıyla grip peşini bırakmadı oğlumun. Burun akıntısı, halsizlik..
4 şubat cumartesi günü aksam 6 da uyuttum, 1 saat sonra uyandığında sağ gözü bu haldeydi. 11,5 aylıkken göz yaşı kanalından ameliyat olduğu için bizi oldukça korkuttu. Yaşam Tıp Merkezi Aciline götürdük, uzman görse iyi olur dediler. Neyse ki çalıştığımız hastanede göz uzmanı icapçıymış o akşam. Op.Dr. Ayhan YILMAZ' a bu vesileyle tekrar teşekkür ederiz.
Kanal tıkanıklığı ile ilgili olmadığını allerjik olduğunu söyledi. Verdiği iki damlayı kullandık, ertesi güne geçti, şükürler olsun.
1 sonraki hafta tekrarlayınca ameliyat olduğu Özel Türkiye Hastanesi'ndeki doktorunu Op.Dr.Kadir Bey'i aradık. anlatınca o da allerjik olduğunu doğruladı. Allah' a şükür şu anda iyi.  O halde bile gülümsüyor canım oğlum.

Karla oynarken o da, ben de çok keyif aldık. Sadece karın üstüne yatırdığımızda korktu sanırım, sevmedi, ağladı..


Cumhuriyet meydanına gidiyoruz hava güneşli olduğunda. Tüm çocuklar orda zaten. : )) Kuşların peşinde koşa koşa yorgunluktan evi zor buluyoruz. Arabada uyumadığı - uyuyamadığı için ağlar-sızlar geliyoruz eve. 

Koşmaktan yorulan, esneyen paşa oğlum..

Burda da Kuzey ve uyku arkadaşları. Yastıklar ve oyuncak ayıcıklarla dolu yatağı.. Onlarsız uyuyamaz. : ))


Koltukların üstüne çıkıp saymaya başlıyor,
- biiiirrrr, uccc, dorrttt..
- 2 nerde oğlum?
- yok, gitti!
-nereye gitti oğlum?
-bakkala!
: ))

Atlamayı, yüksek yerlere çıkmayı keşfetti bu ay, kitap okumayı çok seviyor. TV halen yok, ilgisini çekmiyor. Atta gidecek sürekli. Annesi-babası gibi gezmeyi çok seviyor. Hazırlanırken çekmeceden atkı-beresini kendisi alıp giymeye çalışıyor.
Her geçen gün büyüyor, Kuzey de, ona olan aşkımız-sevgimiz de.

27 Ocak 2012 Cuma

17.Ay

18 Ocakta yazmam gereken bir yazı aslında..

Kuzey 17 aylık oldu..
Her geçen ay kelimeler artıyor, yaramazlıklar artıyor, ona olan sevgim artıyor, keyifli zamanlar artıyor.. Onunla birlikte bizde büyüyoruz..

Ağzı, burnu, kulakları, dili, parmakları vs.. nerdeymiş sorularını sanırım hep aynı tekrarda sormuş olmalıyız ki, gözlerin nerde diye başladığımız sorunun devamını sormadan sırasıyla gözler, burnu, kulakları, saçları, dili.. şeklinde göstermeye başlıyor. Komik olduğunun farkına vardığındaki gülüşü ise bizi kopartan kısım zaten..

Biz aynı anda eve geliyoruz babasıyla. Kapıda karşılar bizi eğer uyumuyorsa. Beni hiç kaale almadan babacınn diye babasını arar arkamda, bir eliyle de beni eve, içeri iterek.. Tabii daha kapıdan girmeden moral sıfır. Ehh benim oğlum, ben de sabah gittim işe, beni de görmedin gün boyu.. Çok düşkün babasına. Dilerim birgün bana da bu kadar sevgi gösterisinde bulunur.. : ((

Kar yağması en çok Kuzey'i mutlu etti. Küreği tırmığı hazırda, işten gelmemizi bekliyor. Kardan bebek bile yaptık. Bugünlerde tekrar yağacakmış sanırım, oğlum adına mutlu oldum.

Akşam olduğunda uyusun da ben de dinleneyim diyorum, uyuyunca da canım sıkılıyor.. : ))

13. ayından bu yana, anne sütünü bıraktıktan sonra, Pınar Çocuk sütü içiyordu Kuzey. Bu ay inek sütüne geçtik. Şimdilik sorun yok, allerji durumundan çok korkmuştum, olmadı şükürler olsun..

2. haftadır geçmeyen öksürüğü ve burun akıntısı var. Doktorunu ziyaret edeceğiz yine, daha 1 ay olmadı son ziyaretimiz.. : ((

Bu ay bir gelişme de Bakıcı ablasından. Bebek bekliyor! Onun adına çok sevindik ama Kuzey için yeni bakıcı arayışına girdik 3. kez.. Kreş için çok erken olduğunu düşüdüğümüz için yine bakıcıdan yana yapıyoruz tercihimizi. Dilerim şimdiki ablası kadar onunla güzel ilgilenen, anlaşabileceğimiz birine denk geliriz..

Ciş ve kaka durumlarını yapmadan söylüyor bize. Doktoruna geçen ay gittiğimizde söylemiştim, ama daha erken olduğunu söylemişti, alıştırmak için. Bir kaç daha geçsin bakalım.. Bittiğinde de gidip bezini getiriyor. Çok tatlı.. : ))

Bu ay kanka, cingan gibi ilginç kelimeler de öğrendi.. Amcasının oğlu Çağan' a hayran.. Abii abii nasıl mutlu oluyor onu gördüğünde.. Bize biri geldiğinde ise ekstra mutlu oluyor, oyuncaklarını gösteriyor, oyunlarına dahil ediyor misafirlerimizi..

Yeni öğrendiği kelimeler: Cingan, Acı, Abi, Abla, Yenge..

22 Aralık 2011 Perşembe

16.ay

16 aylık oldu canım oğlum,
Nasıl güzel bir süreçtir seni izlemek, seninle büyümek..
Ara sıra aramızda savaşlar (!) bile çıkmaya başladı. İnadım inat türünden benim oğlum. Anne az buçuk inat, baba çok buçuk inat olunca farklı bir şey beklemiyordum zaten..
Ne istediğini ilk kez karşılaştığı birisine bile anlatabilecek kadar kelime biliyor. : ))
Babasına HAYRAN.. Babası evdeyse anne görünmüyor gözüne.
Çiş-kaka hangisini yapacaksa ve yaptıktan sonra isimleriyle söylüyor. "Erken" düşüncesiyle daha herhangi bir şey yapmadım.
Pazar günü akşamı nezle gibi başladı, bugün daha da ilerlemiş. Bakıcı ablası aradı. İşten sonra doktoruna gideceğiz. Dilerim çabucak atlatır.
Burda eklediğim diş çizelgesine göre 12 dişi olmalıymış. Yani genelde öyle olurmuş. Kuzeyin arkadaki tüm dişleri aynı anda patladı. Fazladan üstten de çıktı. Sıralama şaştı yani. Görebildiğim kadarıyla 13 dişi var paşamın.
İşten eve gelince bana sorduğu ilk şey babası. Beni eliyle içeri itiyor, arkamdan babası geliyor mu ona bakıyor.. Bir de erkek çocuğu anneci olur derler, alakası yok..
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...